kombi servisi
vinc
Allah'a Yönelen Saygı Davranışı: İbadet | Kuran-i Kerim Eczanesinden Risale-i Nur ile bilimsel ve felsefi sorularin cevaplandigi platform
Bagis
Bagis

Allah’a Yönelen Saygı Davranışı: İbadet

Seher Karaca

Yazarın şu ana kadar yazılmış 24 makalesi bulunuyor.
  • 24 Mart 2015
  • 1.843 kez görüntülendi.

İbadet, İslam’ın ayrılmaz ve mühim bir parçasıdır. Nasıl ki ateşten sıcaklığı, buzdan soğukluğu ayırmak mümkün değilse; İslam’dan da ibadeti ayırmak öyle mümkün değildir.
İbadetlerden lezzet almak, ibadeti tanımaktan geçer. İbadet; kalbinde iman, kafasında aklı bulunan, ergenlik çağına ulaşmış kişinin Allah’a duyduğu saygı için nefsinin heva heveslerine karşı yaptığı iştir ki manevi ilerlemelerin ilk ve son şartıdır. Yani Allah’a olan kulluk vazifelerini yerine getirmektir.
Zaten kul; Allah’ın emirlerini yerine getiren ve yasaklarından kaçınan demek değil midir? Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmamak gibi tersi bir durum salih amellerin ya bir kısmını veya tamamını yok edebilir.

İnsanın üstünde birçok vazife bulunur ama en önemlisi Allah’a ibadet vazifesidir. Dil ile zikir, akıl ile tefekkür, göz ile kâinata ibretle bakmak, namaz ve oruç ile bedeni ibadetler, zekât gibi sosyal hizmetler kulluk vazifelerinin tezahürleridir.Ben Allah’ın kuluyum demekle kul olunmaz. Kulluk ispat ister, icraat ister.

Kulluk vazifelerinin yerine getirilmesi ile mü’minin kazanacağı sevapları Hadis-i Şerifler ve ayetler ne güzel müjdeliyor;
Kulum Bana 1 karış yaklaşırsa Ben ona 1 arşın varırım. O Bana 1 arşın yaklaşırsa Ben ona 1 kulaç varırım. O Bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak varırım.

Ey Âdemoğlu! Benim kulluğum için dünya ile uğraşmaktan ayrıl ki, göğsünü zenginlik hisleriyle doldurayım ve fakirliğine set çekeyim. Eğer böyle yapmazsan, iki eline meşguliyet doldurur ve fakrına set çekmem.

“İşte Rabbiniz olan Allah budur. Ondan başka ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısı O’ dur. O’na kulluk edin. O her şeyin üstünde bir vekildir.” (En’am\61)

İnsan aczini anladığı ölçüde Allah katında yükselebilir.
Kul, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbini bütün noksanlıklardan uzak ve ehl-i dalaletin batıl düşüncelerinden temiz ve kâinatın bütün kusurlarından uzak olduğunu; Sübhanallah ile ifade eder.
Kul, kendisinin ve bütün mahlûkatın ihtiyaç sahibi olduğunu dua ve sual ile ortaya koyar ve Rabbinin ihsan ve nimetine şükür ve sena ile Elhamdülillah der.
Kul, kendi zaafını ve mahlûkatın aczini görmekle Allah’ın sonsuz gücünün eserlerinin büyüklüğüne karşı hayret ederek; Allahu Ekber der.

İbadet, insanın kişiliğini geliştirir ve olgunlaştırır. Çünkü kişinin Allah’a kul olması, başkalarına eğilmekten korur. Ayrıca kişi, Allah’a gerektiği gibi kul olabildiği oranda nefsinin esiri olmaktan kurtulur. Demek ki İslam, insanın Allah’a kul olmasını sağlarken onu başka şeylere kul olmaktan da uzak tutar.

Unutmayalım ki; Allah’ın bizim ibadetlerimize ihtiyacı yok. Aksine bizim, ibadetlerimiz ile Allah’ın rahmetine ve lütfuna ihtiyacımız var. Bunu bizden neden istiyor o zaman demeye hakkımız yoktur. Bediüzzaman Hazretleri’nin örneğiyle örnek verecek olursak; doktor hastasına reçete yazıyor ve “Bunu mutlaka kullanmalısın” diyor. Şimdi hasta, doktora “Senin buna ne ihtiyacın var? Bunu benden neden istiyorsun?” demeye hakkı ve yetkisi var mıdır? Elbette yoktur. Bizim Allah’a derdimizi arz etmeye ve O’na yaklaşmaya şiddetle ihtiyacımız vardır bunu da ibadet ile yerine getirebiliriz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
kadikoy escort ankara escort mugla escort istanbul escort